7 Ocak 2010 Perşembe

Seninadınıanarakbaşlarım

.
Sadece sanadır tüm sözcüklerim
Tapınağının önünde diz çöktüğüm bir sensin
Irmaklar gibi sonsuza kıvrılır o muzip dudakların
Nar çiçekleri gibi şehvetle açar fısıldadığın kelimeler
Eğilirim sana, deniz kızlarını bilmek için

Meğer ki, kalem yazmaz bir ince sevdadır adın senin
Yüreğimin açı ortayında

Love is eternal demiştin ya bana bir sabah apansız
O zaman bir kiraz zamanı gelmiş, bir daha gitmek bilmemişti
Vadedilmiş topraklarım olmuştun sen benim
Ellerim avuçlarına sürgün
, koymalıyım tam burasına bir şiirin

Waterloo meydanında bir evdeydik, onbeş küsür yıl önceydi
Issızdı Amsterdam, geçmek bilmeyen pis bir kış vardı sokakta
Lambaların tümünü tutuşturmuştu gülüşün
Leylak kokardı bedeninin her kıvrımı

Yoldaşımdın sen sonra yedi denizde, dört kıtada
Ocağımdın ayazımda, memleketimdin
Uykumdun sarıldığım

Masumiyetimdi tüm günahlar
Ancak sen varsan, sensen o
Ruhumun elyazmalarına düşen günışığıydın sen
Rüyalarından uzak geçirdim bir binyılı gene de
Yokluğun bitmez bir ayaza sürgün uzun bir kıştı oysa

Maveraünnehir'e dökülür sana sözcüklerim tüm haritalarda
Etekleri zil çalarken yüreğimin
? içine sığınır işte bazen sevda

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder